Okyanustaki kritik ısı pompası olan Atlantik Meridyenel Devrilme Dolaşımı (AMOC), alarm veren bir hızla çöküş sürecine girmiş durumda. Bilim insanları, bu akıntının durmasının dünya genelinde büyük felaketlere yol açabileceği konusunda uyarılarda bulunuyor. Eğer bu akıntı tamamen durursa, Avrupa’nın dondurucu kışlarla yüzleşmesi ve Kuzey Amerika’nın dev dalgalarla başa çıkması kaçınılmaz hale gelecek.
AMOC, gezegenimiz için son derece önemli bir iklim düzenleyicisidir. Tropik bölgelerden aldığı sıcak suyu kuzeye taşıyarak Avrupa’nın ısınmasına yardımcı olur. Ancak son araştırmalara göre, bu akıntının gücü 2100 yılına kadar %60 oranında azalacak. Uzmanlar, akıntının tamamen durma olasılığının %50’den fazla olduğunu belirtiyor ve en kötü senaryoların gerçeğe en yakın hale geldiğini vurguluyor.
Akıntının durması durumunda, dünya genelinde geri dönülemez etkiler başlayacak. Örneğin, Batı ve Kuzey Avrupa’da kış sıcaklıkları büyük oranda düşecek, yaz aylarında ise ciddi kuraklıklar yaşanacak. Ayrıca, Kuzey Amerika’nın kıyılarında deniz seviyeleri mevcut tahminlerin 1 metre üzerinde yükselebilir. Bunun yanı sıra, tarımda da büyük sorunlar oluşacak; tropikal yağmur kuşaklarının kayması nedeniyle mısır ve buğday üretimi ciddi şekilde etkilenecek ve bu da dünya genelinde kalori ihtiyacının %40’ının tehdit altında olması anlamına geliyor.
Peki, bu devasa akıntıyı durduran nedir? Cevap, kutuplardaki hızlı ısınma. Grönland ve Arktik’teki buzların erimesiyle okyanusa büyük miktarda tatlı su karışıyor. Tatlı su, tuzlu suya göre daha az yoğun olduğu için dibe çöküp güneye doğru akamıyor, bu da akıntının tıkanmasına ve sistemin yavaşlamasına yol açıyor. Potsdam Enstitüsü’nden Prof. Stefan Rahmstorf, bu durumu “her ne pahasına olursa olsun önlememiz gereken bir felaket” olarak nitelendiriyor. Arjantinli araştırmacı María Paz Chidichimo ise ülkelerin bir çöküş takvimi beklemeden hazırlık yapmaları gerektiğini savunuyor.
AMOC daha önce de çökme aşamasına geldi; son buzul çağı sonunda yaşanan benzer bir olay, dünya genelinde ani bir iklim değişikliğine yol açmıştı. Şu anda akıntının, son 1600 yılın en zayıf döneminde olduğu gözlemleniyor. Bu durum, tüm ülkeleri acil önlemler almaya yönlendiriyor.