Kanada Başbakanı Mark Carney, ABD’ye olan ekonomik ve askeri bağımlılığı azaltacaklarını vurgulayarak, “Bir doların 70 sentinin ABD’ye gittiği günler geçti” ifadesini kullandı. Carney, Montreal’de düzenlenen Liberal Parti ulusal kongresinde yaptığı açıklamalarda, ülkesinin savunma ve ekonomi politikalarında daha bağımsız bir yol izleyeceğinin sinyallerini verdi.
Kongrede binlerce partiliye seslenen Carney, ABD ile ilişkilerin yeni bir döneme girdiğini belirtti. Özellikle, eski ABD Başkanı Donald Trump döneminde uygulanan gümrük tarifeleri ve sert ticaret politikalarının etkilerini göz önünde bulundurarak, Kanada’nın kendi kaynaklarını daha etkin kullanma niyetinde olduğunu dile getirdi.
Carney, Kanada ordusunun bütçesinin büyük bir kısmının ABD’ye yönlendirildiği dönemlerin sona erdiği mesajını verirken, “Kanada ordusunun her bir dolarının 70 sentini ABD’ye göndermeyeceğiz” dedi. Bu açıklamalar, kongre salonunda uzun bir alkışla karşılandı. Ayrıca, ticaret gerilimleri konusunda da esprili bir şekilde ABD’nin gümrük vergilerine karşı Kanada eyaletlerinin Amerikan içkilerini raflardan kaldırması hakkında espriler yaparak salonda gülüşmelere neden oldu.
Bu konuşma, Toronto’daki University-Rosedale ve Scarborough Southwest ile Quebec’teki Terrebonne bölgelerinde yapılacak olan kritik ara seçimler öncesine denk geldi. Seçimlerin Liberal Parti’nin parlamentoda çoğunluğu elde etmesi açısından büyük bir önemi bulunuyor. Eğer partinin bu bölgelerden en az birini kazanabilmesi sağlanırsa, Carney’nin siyasi ajandasını daha rahat bir şekilde hayata geçirebileceği düşünülüyor.
Carney, parti içindeki tartışmalara da değinerek, Liberal Parti’nin temel değerlerinden asla taviz vermeyeceğini ifade etti. Kadın hakları ve bireysel özgürlükler konusundaki kararlılığını yineleyerek, “herkes için adil bir Kanada” hedefini vurguladı. Önceki dönemlerde de Carney, ABD politikalarına yönelik eleştirilerini dile getirmişti. İsviçre’nin Davos kentinde düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu’nda, küresel güçlerin ekonomik araçları bir baskı unsuru olarak kullandığına dikkat çekmiş ve uluslararası düzende değişim çağrısında bulunmuştu. Montreal’deki son açıklamaları, bu duruşun devam ettiğini göstermekte.