CHP’li Gamze Taşcıer’den Emre Caner’e Yönelik İddialara Sert Tepki: ‘Suçlama Yapılamaz’

CHP Ankara Milletvekili Gamze Taşcıer, Emre Caner’in CHP Genel Merkezi’nde para aldığına dair çıkan iddialara yanıt verdi. Taşcıer, bu iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirterek, Emre Caner hakkında yürütülen sürecin “itibarsızlaştırma kampanyası” olduğunu savundu.

Sosyal medya üzerinden açıklama yapan Taşcıer, Emre Caner ile 2018-2024 yılları arasında danışmanlık yaptığını ifade ederek, “Yıllarca birlikte çalıştığım bir yol arkadaşımın itibarsızlaştırılmasına yönelik açık bir kampanya yürütülüyor” dedi. Taşcıer, kendisine yöneltilen suçlamaların asılsız olduğunu vurguladı.

Taşcıer’in açıklamaları şu şekilde devam etti: “Bazı medya organlarında ve sosyal medya hesaplarında yer alan iddialar nedeniyle bu açıklamayı yapmak zorunda kaldım. Emre Caner, 2018-2024 yılları arasında benim danışmanım olarak görev yapmış bir arkadaşım.

Öne çıkan iddialarla ilgili olarak şu noktaları net bir şekilde belirtmek isterim:
1) Emre Caner, Veli Ağbaba’nın akrabası değildir.
2) Malatyalı değildir; Ankaralıdır.
3) Emre Caner, 2018 öncesinde Veli Ağbaba ile gönüllü çalışmıştır; ancak ayrılması sonrası aralarında bir soğukluk oluşmuştur.
4) Benim Genel Başkan Yardımcısı olduğum dönemde, Emre Caner’in Genel Merkez’de olması son derece doğaldır. Bu nedenle HTS kayıtları iddialarını açıklamak mümkün değildir.
5) Sosyal medyada dolaşan “bankamatik memuru”, “çift maaşlı aparat” gibi ifadelerle yapılan yakıştırmalar gerçeği yansıtmamaktadır. Emre Caner, benim danışmanlığım sonrasında Çankaya Belediyesi’nde başarılı bir şekilde görev almış ve proje üreten önemli bir isimdir.
6) Veli Ağbaba, bu konuyla ilgili bir açıklama yaparak, “ne böyle bir para alındı ne de Emre Caner aldı” demiştir.
7) Bir kişinin geçmişini ve itibarını, “çantacı”, “bankamatik memuru” gibi ifadelerle hedef alarak, kirletmeye çalışıyorlar.

Bu tür yöntemler Türkiye’de uzun bir süredir kullanılmaktadır. Öncelikle hedef alınan kişi üzerinden ilişki üretilmekte ve ardından manşetler atılmaktadır. Delil olmadan insanlar suçlu ilan edilmektedir. Bir fotoğraf veya HTS kaydı üzerinden büyük bir suç hikayesi oluşturulmaya çalışılmakta. Bu, insanların onuruna yönelik bir medya infazıdır. Bugün, yapay bir “örgüt şeması” oluşturmaya çalışanların niyeti asla gerçeği bulmak değildir. Herkes bilmelidir ki bir bireyin onurunu korumak, siyasi mücadelede en büyük hedeflerden biridir. Emre Caner’e yönelik bu karalama kampanyasına karşı sessiz kalmak, hukukun ve insanlık onurunun gözetilmemesi anlamına gelir. İnsanların hayatlarını siyasi bir operasyon malzemesi haline dönüştüren bu anlayışı kesinlikle reddediyorum. Hakikat er ya da geç ortaya çıkacaktır.

Author: Fatma Yılmaz