YSK’dan CHP’nin Butlan İtirazına Red: Seçim Öncesi Olaylarda Yetki Sınırları Belirgin

YSK'dan CHP'nin Butlan İtirazına Red: Seçim Öncesi Olaylarda Yetki Sınırları Belirgin

Yüksek Seçim Kurulu (YSK), Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi’nin “mutlak butlan” ve ihtiyati tedbir kararına yönelik itirazını reddetti. Bu kararın gerekçesi, seçim öncesi olayların seçim kurullarının yetki alanına girmediği ve adli yargı kararlarının yetki gasbı olarak nitelendirilemeyeceği şeklinde açıklandı.

YSK’nın açıklamasında, söz konusu bölge adliye mahkemesi kararının, henüz devam eden bir kongre veya kurultaya ait olmayıp, geçmişteki kongre ve kurultaylara dair olduğu vurgulandı. Bu nedenle YSK’nın seçim iş ve işlemlerini yürütme veya devam ettirme yönünde bir karar almasına gerek olmadığı ifade edildi.

Gerekçede, seçim kurullarının seçim öncesinde meydana gelen olaylarla ilgili olarak yetkili olmadığı, seçim öncesine dair adli yargı tarafından verilen kararların ise yetki gasbı olarak değerlendirilmeyeceği belirtildi. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi’nin CHP’nin 4-5 Kasım 2023 tarihlerinde gerçekleştirdiği 38. Olağan Kurultayı hakkında verdiği “mutlak butlan” ve ihtiyati tedbir kararı sonrası, CHP’nin YSK Temsilcisi Mehmet Hadimi Yakupoğlu, kararın uygulanamaz olduğunu ve bu kongrelerde seçilenlerin görevlerine devam ettiğini belirterek, Anayasa’nın 79. maddesine dayanarak bir tespit yapılmasını talep etmişti.

YSK, CHP’nin itirazını reddederken, siyasi partilerin seçimli kongrelerinde ilçe seçim kurullarının denetim ve gözetim görevlerinin, seçime geçişle başladığını, itirazların kesin kararlarla sonuçlandığını belirtti. Kongrelerdeki organ seçimleri dışında kalan taleplerin ise seçim kurullarının görev alanına girmediği ifade edildi.

Ayrıca, 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nun ilgili maddelerinde, seçim sonuçlarını etkileyebilecek usulsüzlüklerin seçim hakimince tespit edilmesi durumunda seçimlerin iptaline karar verilebileceği vurgulandı. Ancak bu yetkinin yalnızca seçim günü yapılacak oylamaların usulüne uygunluğunun denetlenmesiyle sınırlı olduğu belirtildi. Seçim kurullarının, maddi hukuk anlamındaki delillere ilişkin iddiaların tespiti konusunda yetkisi olmadığı, bu durumun Anayasa ve diğer yasalarla belirlenmiş görev ve yetkiler çerçevesinde olduğu ifade edildi.